view (of) - Türkçe İngilizce Sözlük

view (of)

"view (of)" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
point of view i. bakış açısı
Genel
point of view i. noktainazar
point of view i. görüş
point of view i. görüş açısı
point of view i. bakım
point of view i. açı
point of view i. cihet
field of view i. görüş alanı
one's view of life i. hayata bakışı
view of life i. hayata bakış (açısı)
narrow point of view i. dar bakış açısı
wide field of view i. geniş görüş alanı
shifting point of view i. değişen görüş açısı
theoretical point of view i. teorik bakış açısı
pov (point of view) i. bakış açısı
field of view i. sabit gözle algılanabilen tüm fiziki çevre
hold view of someone f. biri hakkında görüş sahibi olmak
look from different point of view f. başka yönden bakmak
see from different point of view f. başka yönden bakmak
take a bright view of f. olumlu bakmak
adopt as a point of view f. felsefe edinmek
come round (to another's point of view) f. yola gelmek
bring (someone) round (to another's point of view) f. yola getirmek
get out of view f. gözden kaybolmak
get out of view f. gözle görülemeyecek kadar uzaklaşmak
get out of view f. görüş uzaklığının dışında kalmak
get out of view f. görüş alanının dışında çıkmak
develop a point of view f. bakış açısı geliştirmek
gain a different point of view f. farklı bir bakış açısı kazanmak
have a clear view of f. net bir şekilde görmek
look his/her point of view f. kendi açısından bakmak
give point of view f. bakış açısı kazandırmak
out of view s. görüş açısının dışında olan
out of view s. görülmeyen
from the point of view of economics zf. ekonomik bakımdan
from different points of view zf. çeşitli açılardan
from one's point of view zf. kendi yönünden
in the view of such information zf. bu bilgilerin ışığında
from an objective (point of) view zf. dışarıdan bakınca
from every point of view zf. her bakımdan
from different point of view zf. farklı açıdan
from different point of view zf. farklı yönden
from a different point of view zf. farklı bir açıdan
from a tax point of view zf. vergi açısından (bakıldığında)
from your point of view zf. senin açından
from the point of view zf. görüşüne göre
from the point of view zf. bakış açısından
from another point of view zf. diğer açıdan
from the point of view ed. bakımından
with the view of ed. niyetiyle
in view of ed. -den ötürü
with the view of ed. umuduyla
with the view of ed. maksadıyla
from the point of view of ed. itibarı ile
in view of the fact that bağ. göz önünde bulundurarak
İfadeler
in view of f. göz önünde tutarak
in view of ed. eğer
in view of expr. yüzünden
from my point of view expr. fikrimce
from this point of view expr. bu bakımdan
from this point of view expr. bu gözle
in view of everyone expr. ele güne karşı
from my point of view expr. benim görüşüme göre
from my point of view expr. bence
in view of expr. göz önüne alınca
in view of expr. -den dolayı hesaba katınca
in view of expr. hesaba katınca
in view of expr. karşısında
in view of expr. göre
from this point of view expr. buradan hareketle
in my point of view expr. benim bakış açıma göre
from my point of view expr. benim açımdan
in view of expr. göz önünde tutulursa
in view of expr. göz önüne alınacak olursa
in view of expr. -den dolayı
in view of expr. göz önüne alındığında
when considered from this point of view expr. bu açıdan bakıldığında
from our point of view expr. bizim açımızdan
from this point of view expr. bu noktadan hareketle
from your point of view expr. sizin açınızdan
from my point of view expr. benim bakış açımdan
from my point of view expr. benim bakış açıma göre
from my point of view expr. benim durduğum yerden
from my point of view expr. buradan bakınca
from this point of view expr. bundan hareketle
from this point of view expr. bundan yola çıkarak
starting from this (point of view) expr. bundan hareketle
starting from this (point of view) expr. bundan yola çıkarak
from this point of view expr. bu bakış açısından hareketle
from this point of view expr. bu bakış açısından yola çıkarak
from my point of view expr. bana göre
starting from this (point of view) expr. buradan yola çıkarak
starting from this (point of view) expr. buradan hareketle
multiple points of view expr. çok sayıda görüş
from a certain point of view expr. bir açıdan bakılırsa
from a certain point of view expr. belli bir bakış açısına göre
in view of expr. dolayısıyla
in view of expr. göz önüne alınacak olursa
in view of expr. göz önünde tutulursa
in view of expr. düşünerek
in view of expr. ışığında
in view of (something) expr. (bir şey) dolayısıyla
in view of (something) expr. (bir şeyden) ötürü
in the view of (someone) expr. (birinin) görüşüne/fikrine göre
in view of (something) expr. (bir şeyi) hesaba katınca
in view of (something) expr. (bir şeyi) göz önüne alınca
in view of (something) expr. (bir şeyden) dolayı
in the view of (someone) expr. (birinin) düşüncesine göre
in view of (something) expr. (bir şeyi) göz önünde tutarak/bulundurarak
in view of (something) expr. (bir şey) göz önünde bulundurularak
Konuşma Dili
different point of view i. farklı açı
from your point of view expr. sizin bakış açınızla
from a professional point of view expr. profesyonel açıdan bakınca
Deyim
a bird’s-eye view (of something) i. (bir şeyin) kuş bakışı görünümü/görüntüsü/manzarası
a point of view i. birinin görüşü
a point of view i. bir şey bakımı
a point of view i. bir şey gözü
a point of view i. birinin fikri
a point of view i. bakış açısı
(one's) point of view i. (birinin) kendi görüşü
(one's) point of view i. (birinin) kişisel fikri
(one's) point of view i. (birinin) kendi kanaati/düşüncesi
(one's) point of view i. (birinin) şahsi görüşü
take a dim view of f. olumsuz bakmak
take a dim view of f. doğru bulmamak
take a dim view of f. soğuk bakmak (bir şeyi yapmaya vb)
go out of view f. görememek
go out of view f. görüş açısının dışında kalmak
go out of view f. görüş açısının dışına çıkmak
have a worm's eye view of something f. bir konunun az veya önmesiz olan kısmını bilmek
take a dim/poor view of somebody/something f. birine/bir şeye katılmamak
take a poor view of something [uk] f. bir şeye olumsuz bakmak
take a poor view of (someone or something) [uk] f. (birine/bir şeye) olumlu bakmamak
take a dim/poor view of somebody/something f. birini/bir şeyi doğru bulmamak
take a poor view of something [uk] f. bir şeye iyi gözle bakmamak
take a poor view of something [uk] f. bir şeyi doğru bulmamak
take a poor view of (someone or something) [uk] f. (birini/bir şeyi) onaylamamak
take a dim/poor view of somebody/something f. birinden/bir şeyden hoşlanmamak
take a poor view of (someone or something) [uk] f. (birini/bir şeyi) hoş görmemek
take a poor view of something [uk] f. bir şeyi onaylamamak
take a dim/poor view of somebody/something f. biriyle/bir şeyle aynı fikirde olmamak
take a poor view of (someone or something) [uk] f. (birine/bir şeye) iyi gözle bakmamak
take a poor view of (someone or something) [uk] f. (birini/bir şeyi) doğru bulmamak
take a poor view of (someone or something) [uk] f. (birine/bir şeye) olumsuz bakmak
take a poor view of something [uk] f. bir şeyi hoş görmemek
take a poor view of something [uk] f. bir şeye olumlu bakmamak
take a poor view of something [uk] f. bir şeyi tasvip etmemek
take a poor view of (someone or something) [uk] f. (birini/bir şeyi) tasvip etmemek
take a dim view (of someone or something) f. (birine/bir şeye) olumsuz bakmak
take a dim view (of someone or something) f. (birini/bir şeyi) tasvip etmemek